2015’de risk de var umut da…

2015 ten ekonomi ne bekliyor - Ekspermedia

Bir yıl daha geride kalırken Hürriyet Ekonomi’nin uzman ekibi sektörlerinin son durumunu ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini kaleme aldı. 2015’in 2014’ten daha iyi bir yıl olması dileğiyle… Mutlu yıllar…

TÜRKİYE ekonomisinin ‘yavaş’ yılı olarak tarihe geçecek 2014 geride kalıyor. Büyümenin yüzde 3 seviyelerinde yılı tamamlaması hem işsizliğe, hem gelir dağılımı adaletsizliğine, hem de yoksulluğa çözüm üretmede yetersiz kaldı. İşsizlik yüzde 10.5 seviyelerinde. Hükümetin yılın başından itibaren aldığı tüketim harcamalarını kısma tedbirleri bankacılık sektörünü, ithalatı, cari açığı kontrol altına aldı. Mali disiplin bütçe performansının oldukça iyi gerçekleşmesini sağladı. Kuraklığın etkisinin azalması, dolar/TL’nin sancılı bir seyir izlemesine rağmen petrol fiyatlarındaki büyük düşüş enflasyonu da bir derece kontrol altına almayı başardı. Ama tüm bunlar ekonominin diğer yüzü için sıkıntılara neden oldu. İhracat herşeye rağmen rekorlarını sürdürse de tüketim kısılıp, özel sektör yatırımları bıçak gibi kesilince büyüme ancak yüzde 3 seviyelerinde kaldı.

2015’TE NE BEKLİYORUZ

Hükümetin 2015 için büyüme hedefi yüzde 4. Petroldeki düşüş, Avrupa’daki durgunluğun yavaş yavaş aşılmaya başlaması bizim için iyi haber. Ancak hala başta Rusya olmak üzere komşu ülkelerimizdeki sıkıntılar, yapısal reformların bir türlü hayata geçirilmemesi, Amerikan merkez bankası’nın (Fed) faiz artıracak olması ve yapılacak genel seçim bazı riskleri beraberinde yeni yıla taşıyor. Özel yatırımlara özel bir pencere açmak lazım. Uluslararası doğrudan yatırımlar 10 ayda 9.7 milyar dolar oldu. Ancak bunun 3.5 milyar doları gayrimenkule geldi. Yani net sermaye girişi sadece 6.2 milyar dolar ve bu 2013’ün ilk on ayına göre yüzde 9 daha düşük bir rakam. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre de yılın ilk 9 ayında özel sektör yatırımlarında 2013’ün aynı dönemine göre yüzde 1.6’lık gerileme yaşandı. Tüketimin kısılmasıyla da ilgili bu durum ithalatın gerilemesiyle. 2015’te ithalat ve tüketimde hareketlenme yaşanması özel yatırım ve büyümede de hareket sağlayacak. Petroldeki düşüş cari açığı da tutacağı için bu iki kalemdeki artış o kadar da tehlikeli olmayacak.

PİYASA

Piyasalarda ‘2 yüzlü’ yeni yıl

2014’te siyaset arenasındaki yüksek tansiyon ve Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) tahvil alım programını sonlandırmasıyla giren piyasalarda borsa yılın ilk döneminde 60 bin puan civarında gezindi, en düşük 60 bin 574 puanı gördü. Ancak 31 Mart yerel seçimlerinin ardından tablo değişti. Borsa yılın son aylarına doğru 87 bin puanı geçerek rekora yaklaştı. 2014’te Fed’in faiz artırım zamanlaması tartışması damga vurunca dolar da yükseldi. Rusya krizi ile ivme kazanan dolar TL karşısında yıllık yüzde 8’i aşan değer kazancı sağladı ve aralık ayında 2.41 TL ile rekor kırdı. 2015’in biri pozitif diğeri negatif olmak üzere iki ana hikayesi olacak. Petrolün düşmesinin düşük büyüme sancısı çeken Türkiye’ye ilaç gibi gelmesi bekleniyor. Ayrıca cari açığın da yıllık 30 milyar dolar seviyesine geri çekilmesi bekleniyor. Bu olumlu projeksiyonun başta hisseler olmak üzere Türk varlıklarında yükselişe yol açması bekleniyor. Negatif hikaye ise kur cephesinde. Fed’in seneye faiz artırımına kesin gözle bakılırken bunun erken dönemde olup olmayacağı ve faiz artışının hızı TL üzerindeki baskıyı belirleyecek. 2015 genel seçimlerinin atmosferi de hangi hikayenin daha ağır basacağında önemli rol oynayacak.

BANKACILIK

Düşen kârlar damga vurdu

KÜRESEL kriz sürecindeki sağlam duruşu ile uluslararası platformlarda da dikkat çeken Türk bankacılık sektörü 2014’te, en çok düşen kârlılığı konuştu. Bankacılık sektörünün kârı kasım itibariyle geçen yılın sonuna göre yüzde 8.1 azalarak, 22 milyar 652 milyon liraya düştü. Sektörün özkaynak kârlılığı ise yüzde 11.26 olurken, aktif kârlılığı yüzde 1.23 olarak gerçekleşti. Bu süreçte bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü yüzde 12 artarken, kredilerde de yüzde 15 büyüme sağlandı. Bankacılık sektörünün aldığı önlemlerin sonuç vermeye başlamasıyla 2015’te kârlarını nispeten artırması bekleniyor. Özellikle ticari kredilerde yüzde 15-20 büyüme hedeflenirken, takibe düşen kredi oranında artış beklentisi sektör açısından önemli bir risk alanı olarak öne çıkıyor. 2015’in ayrıca başta Ziraat olmak üzere kamu bankalarının katılım bankası kurma çabalarına sahne olacak.

EMLAK

‘Ev’de 1 milyon sınırı aşıldı

İNŞAAT sektörü 2014’ü zorluklara rağmen iyi bir tablo ile kapattı. 2013’te rekor kırarak 1 milyon 157 bin  konut satan sektör,  yılın bitmesine bir ay kala 1 milyon 30 bin konut satışı gerçekleştirdi. İnşaat sektörü için yıl içinde atılan en önemli adımlar Tüketici Kanunu ve ‘rant vergisi’ uygulaması oldu. Sektörü disiplin altına almak için yapılan düzenleme ile ruhsatsız konut satışı yasaklandı, inşaatlara tamamlama sigortası getirildi. 2015’te ise en çok konuşulacak konunun kentsel dönüşüm ve altyapı projeleri olması bekleniyor.  Gayrimenkul firmaları arsa arzının sınırlı olması nedeniyle 2015’te ağırlıklı kentsel dönüşüm projelerine soyunacak. Yapılan düzenlemelerin süreci hızlandırması bekleniyor.

Kaynak : Hürriyet



O bir eksper O bir canlı O bir sektör sevdalısı İşte karşınızda EksperMedia