Meslek gruplarına takılmak sektöre engeli mi?

4 Meslek grubuna takılmak sektörün ” Engeli ” mi ? – Yada Kimler Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Olabilir. Bunları açıklıyoruz…

Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Nasıl Olunur

Bilindiği üzere Gayrimenkul değerleme sektörü yeni gelişen ve gelişimine devam eden bir sektördür.

Emlak piyasasının can damarı olan alış, satış, teminat, tespit, miras paylaşımına konu, hak paylaşımı gibi durumlar dahilinde özellikle kredi konusuna değinen ve bu anlamda ekonominin sirkülasyonu olan inşaat sektörünün ayakta kalmasına olanak sağlayan bir sektördür.

Değerleme sektörü, eksperlerin varlığı ile oluşumunu sürdürmektedir. Bu oluşum ise sektör içerisinde başta firma bünyesinde çalışan kadrolu eksperler ile sağlanmaktadır. Çünkü: Değerleme sektörü gelişimine başlarken iş yapacak eleman aranırdı. 2006-2008 yıllarından bu yana ilk başlarda kim varsa getirin eleman lazım şeklinde arayışın çok olduğunu biliyoruz. Bunun sebebi ise sektörde değerleme yapacak kişi sayısının yeterli güçte ve düzeyde olmamasıdır. Sonuç itibari ile Emlak ve Emlak Yönetimi Bölümü o yıllarda kurtarıcı olmuştur. 2 Yıllık Emlak ve Emlak yönetimi mezunu olup sektöre atılan, büyük yükler altına giren genç kardeşlerimiz şimdilerde 4 yıllık fakülte eğitimlerini tamamlayamadıkları için sektörden uzaklaşıp farklı iş arayışlarına girmek zorunda kalmışlardır. Yerini koruyan emlak mezunları ise halihazırda işlerine devam etmektedirler…

Konuya Emlak ve Emlak Yönetimi bölümünden başladık çünkü daha düne kadar Emlak mezunları bu işi yaparken neden 4 bölüm daralmasına gidildi sektörde bilemiyoruz. Bu sektörün başından bu yana 1 banka sadece İnşaat ve Mimarlık bölümünden yana tuttu tercihini. Muhtemeldir ki kopyacı özelliğimizden olsa gerek bir çok banka bu uğurda kısıtlamalara gitti.

O bahsi geçen 4 bölümü şöyle sıralayalım;

  1. İnşaat Mühendisliği,
  2. Harita,
  3. Şehir ve Bölge planlama,
  4. Mimarlık,

Bu bölümler teknik bölümlerdir. Her biri nice zahmetlerle bitirilen, tamamlandığında yeniden dünyaya gelmiş gibi sevinilen bölümlerdir. Katılıyoruz, bu bölümü bitirenlerin epeyce akıllı olmaları kaçınılmaz. Yada öyle olması gerektiğini düşünüyoruz.

Bölümlerin parçalı olarak avantajları şöyledir;

  1. Sayısal zekaya yatkın beceri sahibi olma,
  2. inşaat maliyet hesapları,
  3. Proje çizimi
  4. imar uygulaması,
  5. Proje oluşturma, inceleme ve okuma becerisi,
  6. Kara parçası hakkında bilgi,
  7. Tasarım,
  8. Karşılaştırma gibi dahası sayılabilir.

Ancak şöyle bir iş var ki bu sadece bu bölümler ile kısıtlanmamalı. Mehmet Ali bey aynen şöyle yazmış;

Gayrimenkul değerleme işinde finansal analiz, hukuk, ziraat, yerine göre toplumsal psikoloji bile kullanılır. Sadece mühendislik ısrarı anlamsızdır. 

Sonuna kadar haklı bir yaklaşım. A.Mesut Tatlıpınar aynen şöyle yazmış;

BDDK yönetmeliğine göre; 4 yıllık fakülte mezunu, 3 yıl taşınmaz tecrübesi olan her Türk vatandaşı bu mesleği yapabilir. Geçmişte, bir bankanın dışında böyle bir dayatmada bulunan başka banka yok. O bankaya da, lisanlı olduğum için yüzlerce ” nitelikli” rapor yazdım… “Lar” eki yanlış… Bunun arka planında; göz boyama ve biraz da meslek şovenizmi yatıyor… İlanlar böyle çıkıyor ama sahada bu işi yapanların çoğunluğu lise mezunu… Kendimizi de, vatandaşı da, banka yöneticilerini de kandırmayalım:)

İşin özeti şudur. Gelelim Mehmet Ali beyin bahsettiği meslekleri yorumlamaya. Gayrimenkul değerleme şirketi düşünün hayalinizde, rapor yapıyorsunuz finansal analiz gerektiriyor bu da bir tekniktir. Yazdığınız raporun yasal takyidatları, beyanları, imar sıkıntıları, proje aykırılıkları mevcut olup buda bir gerekliliktir. Tarla ekspertizi yapıyorsunuz, ekip biçiyorsunuz bu seferde ziraat giriyor işin içine. En önemlisi de toplumsal psikolojidir. Çünkü Emsal Karşılaştırma Yöntemini kullanıyoruz. Akla mantığa sığıyor mu emsal yöntemi bu anlamda. Gittiğimiz bölge, site yada il/ilçe için düşünün… İstenirse bu konu üzerinde destanlar yazılabilir ve mazilere gidilebilir.

Sektörün bir yükünü Emlak ve Emlak yönetimi mezunlarına çektirilmiştir. Bu da emlakçılar odası başkanı Sabri Ateş’in emlak bölümleri ile elinden geldiğince görüşüp sektörde eğitimli emlakçıların olması yanı sıra bölümün değerleme açısından da eğitime uygun olduğu ve özellikle bu boşluğu doldurabilecek kişilerin emlak mezunları olduğunu belirtmesindendir…

Bankalar ise şimdilerde onları kaile almamaktadır. Aöf üzerinden 4 yıllık fakülte mezunu bile olsalar kabul etmemektedir. Lisans almış bile olsa kabul etmemektedirler. Etinden sütünden faydalanmak sureti ile sektörün yükünü çekmelerine rağmen onlar varlıklarını bir türlü benimsetememiş bir şekilde kalmışlar dır.

Sadece emlak mezunlarından bahsetmiyoruz, bu sorunlar sadece onların sorunları değildir tabi ki, genel bir problemdir. Daha bir çok dal ve yetenek bu uğurda emek harcamıştır. Ancak gelişmekte olan sektör elinin tersi ile itmeye devam etmektedir.

Halen kadrolarına 4 Teknik bölümden eleman arayan Lisanslı Değerleme Şirketleri bulunmaktadır.

BDDK ve SPK ‘ nın yönetmeliğinde bile böyle bir kısıtlama olmazken meslek şovenizmi adı altında bu tip arayışlar sektör için rahatsız edicidir. Tecrübe şartı katti sureti ile geri gelmelidir. Çünkü bu iş uygulama işidir. Çünkü bu iş yapıldıkça öğrenilen bir iştir. O 4 teknik bölüm mezunları da sektör içerisinde girerek öğrenmişlerdir bu işi. fakültelerinde yalnızca kendi dalları ile ilgili eğitimler almışlardır. Çünkü hali hazırda gayrimenkul değerleme İşi için alınması gereken Gayrimenkul ve Konut Değerleme Lisanslarına Bölüm kısıtlaması getirilmemişken bu engeller şovenizmi destekliyor. Teknik olan 4 değerli bölüme diyeceğimiz yok ancak mesleğe emeğini harcamış varlığından haberdar olunmaz iken çaba harcamış meslektaşları yabana atmak haksızlıktır.

Şimdilerde bölüm derslerinde taşınmaz değerleme eğitimleri verilen Emlak ve emlak yönetimi, Gayrimenkul ve Varlık Değerleme, bölümleri mevcuttur. İlerisi için fakülte anlamında eğitim bulunmamaktadır. Taşınmaz Değerlemesi adı altında Ankara Ünv, Okan Ünv, Ondokuz Mayıs Ünv, Marmara Ünv, gibi öncülük eden üniversitelerin Yüksek Lisans Programları bulunmaktadır.

Parçalı bulutlu giden sektörümüz rayına oturana kadar çok kişinin mesleki anlamda canı yanacak.

Birlik olmak gerek ; Baş başa vermeyince taş yerinden kalkmaz derler. Sektörü kalkındırmak ve Değerleme Uzmanıyım denildiğinde gurur duymaya devam edebilmek için bir olmak gerek…

Boyun eğip istenilenlere susmak. Her bankanın himayesi altına girip, sektöre ihanet etmemek için bir şeyler yapmak gerek. Bankaların baskıcı tavırlarını durdurabilmek için bölümden önce belgenin önemini anlamalarını sağlamak gerek…

Sektöre bodoslama girmenin doğru olmadığını savunmaya devam edeceğiz. İnadında uygulamalı 3 yıllık tecrübe şartının olması gerektiğini söylemeye devam edeceğiz. Meslek ile ilgili sorsan, hadi şunu değerle dediğinde ben bilmiyorum diyecek birinin belgeye sahip olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Belge anlamını yitirmiştir. 

Her şeyin başı Değerleme Firmalarına düşüyor. Çünkü bu anlamda stajyer mantığında uygulamalı eğitimlere geçilmesi gerekiyor.  Değerleme firmalarının minimum 3-6 ay aralığında uygulamalı eğitim vermesi ve sonrasında 3 yıllık mesleki tecrübeyi doldurma çalışmalarına başlatma şeklinde bir çalışmayı hayata geçirmeliler. Gene konu firmaları da aşıp Türkiye Değerleme Uzmanları Birliğine dayanıyor. Öncülük etmesi gereken kurumumuz kaplumbağa adımları ile fikirleri geriden takip ediyor…

Hakkımızda hayırlısı



O bir eksper O bir canlı O bir sektör sevdalısı İşte karşınızda EksperMedia