Değerleme sektörüne yeni kol

Gayrimenkul Değerleme işi yeni bir sektördür. Sürekli olarak değişen sistemleri ile yerinde durmayan ve yenilikler eklenen geniş kapsamlı bir sektör olup, BDDK, SPK ve TDUB yetkilerinde yönetilip idare edilen bir sektördür.

Rayiç Değer ve Gerçek Değer Tespiti

Bu sektöre SPK listeye alma uygulaması ile başlayarak 1995 yılında GEDAŞ ile başlayan kervan dahilinde her geçen gün bir aksiliği ve olumsuz faktörü düzeltilmeye çalışılarak 2010 yılında yapılan uygulama ile lisanslı değerleme firması patlaması yaşanması ve akabinde sayısı gelişime tabi olması olumlu yönlerindendir. Resmi kurumlarda yapılan yenilikler, bağlı mercilere verilen yetkiler ve genişletilmesi, TDUB ve SPK gibi kurumların zorunluluk şartları, kısıtlama alanları gibi yönetmelikler ve tebliğ işlemleri bunlardan bazılarıdır.

Gayrimenkul Değerleme yapılması işlemine BDDK, SPK, Bankalar ve TDUB ortak takipte bakmakta olup, her kurumdan farklı bir yetki veya düzenleme gelmektedir.

Bunlara ek olarak tarafımızca düşündüğümüz belirli bir büyüklükte m² ye sahip bir yapı için Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları gibi halka açıklık olması gereksinimi olmadan ‘’ Toplu ve Tamamına Gayrimenkul Değerleme Rapor ‘’ tespiti zorunluluğu getirilmesi ile birlikte ‘’ Rayiç Değerlerin ‘’ bu değerleme raporlarında yazılan tutarlardan aşağı olmaması ile Türkiye genelinde rayiç uygulamasında farklı görünen değer ile değerleme uzmanı kararının aynı olmasını ve birbirini tetiklemesini sağlayarak ‘’ Vergi Kaçırmayı ‘’ böylece engellemiş olmak, hem devlet bütçesine hem de sektörün bir alanda daha genişlemesine katkı sağlayacağını düşünüyoruz…

Tabiki bu uygulamanın aktif rol oynayıp sıkıntı doğurmaması için değerleme zorunluluğu gelen zorunlu yapı değerleme rapor ücretinin uygun ve makul bir bedel çerçevesinde olması ve devlet tarafından gayrimenkul rayiç bedeli üzerinden alınan vergilerin düşürülmesinin gerektiğini düşünüyoruz… Bel büken uygulama ve alım vergilerinden ötürü belediyeler bir sokak m² rayiç bedeli belirler. Bu bedel bir gayrimenkul değerleme firmasının taşınmaz için yazdığı değerleme sonucunun neredeyse 1/3’ü oranında olur genelde. Sebebi ise vergi yüküdür. Değerleme uzmanının vereceği değer olan 120.000.,-TL lik bir daireye genelde 30.000.,-TL – 50.000.,-TL aralığında bir rayiç değer yazılır.

Örnek verilecek olursa yeni yapılacak bir yapının toplam kapalı alanı 500-1000-5000-10000m² gibi her ne olursa olsun konut yapısı için toplu ekspertiz raporu oluşturulup belediyeye sunulmak rayiç değer oluşturmak veya vergi dairesi bağlantılı olarak ilgili birimine sunulması uygulamasının getirilmesinin doğru olacağını düşünüyoruz. Tabiki değerleme raporunun Belediye Arşiv dosyasında bulundurulup bulundurulmayacağı alınacak karar doğrultusunda uygulanabilmeli. Her ne olursa olsun rayiç değer ve değerleme raporunda çıkacak değerin tek olması için bir adet değerleme raporu düzenlenmesi gerekmektedir. Vergilerden kaçırmayı engelleyecek bir sistem olacağının düşünüyoruz ancak vergi indirimi olması dahilinde. Rapor olayına gelince yalnızca rayiç oluşumuna kadar belediyeye sunulması ve sonra inşaat firması tarafından geri alınması gibi de olabilir.

Bu sisteme benzeyen veya düzenlenerek uygulamaya sokulması gereken bir işlemin gerektiğini unutmayın…



O bir eksper O bir canlı O bir sektör sevdalısı İşte karşınızda EksperMedia